Karmaşık klinik görünümlerde birbiriyle örtüşen belirtiler, birden fazla olası müdahale hedefi ve aynı anda etkin olan çeşitli bilişsel ya da dikkat süreçleri bulunabilir. Bu kavramsal klinik derleme, metakognitif terapi (MKT) olgu formülasyonunda bilişsel dikkat sendromunun (BDS) yerleşik bileşenlerinin geçici düzenleyici görünümler altında örgütlenmesinin klinik karar vermeyi kolaylaştırıp kolaylaştıramayacağını ele almaktadır. Altı görünüm incelenmektedir: Geleceğe yönelik tehditin düzenlemesi, ruminasyonun baskın olduğu analitik döngü, sorumluluk odaklı nötralizasyon, tetikte olma–intrüzyon döngüsü, bedensel izleme ve imge temelli kendini değerlendirme. Bu görünümler tanısal kategoriler, doğrulanmış alt tipler ya da yeni MKT mekanizmaları olarak önerilmemektedir. Bu görünümler, birden fazla süreç etkin olduğunda hangi perseveratif düşünme, dikkat yönelimi, başa çıkma ya da kontrol stratejisi ve üstbilişsel inanış bileşiminin daha fazla düzenleyici merkezi rol taşıyabileceğini belirlemeye yardımcı olmayı amaçlayan, kuramdan türetilmiş formülasyon araçlarıdır. Derlemede ayrıca örtüşen, ardışık, paralel ve ikincil BDS aktivasyonu ele alınmakta; bazı klinik görünümlerde bilişsel ya da duygusal güçlüklerin uzun süreli BDS etkinliği tarafından ortaya çıkarılabileceği veya şiddetlendirilebileceği ve daha sonra yeni düzenleme hedeflerine dönüşebileceği ileri sürülmektedir. Bu tür açıklamalar sınanabilir formülasyon hipotezleri olarak kalmalı; tanısal, ayırıcı tanısal, tıbbi ya da risk değerlendirmesinin yerine geçmemelidir. BDS görünüm eşleştirilmesi çağdaş bilişsel-davranışçı, süreç temelli, kabul temelli, duygu düzenleme ve ötetanısal yaklaşımlarla ilişkisi içinde ele alınmaktadır. Önerilen katkı taksonomik değil düzenleyicidir: Yeni tedavi mekanizmaları ya da protokoller önermeden, yerleşik MKT formülasyonuna bir önceliklendirme katmanı eklemektedir. Bu yaklaşımın formülasyonun güvenilirliğini, terapistin karar vermesini, tedavi hedeflerinin önceliklendirilmesini veya klinik sonuçları iyileştirip iyileştirmediğinin ampirik çalışmalarla sınanması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: bilişsel dikkat sendromu, metakognitif terapi, olgu formülasyonu, ötetanısal süreçler, psikoterapi, üstbilişsel inanışlar
Complex clinical presentations may involve overlapping symptoms, competing intervention targets, and several simultaneously active cognitive-attentional processes. This conceptual clinical review examines whether metacognitive therapy (MCT) case formulation can be made more clinically actionable by organizing established components of the cognitive attentional syndrome (CAS) into provisional regulatory configurations. Six configurations are considered: future-oriented threat regulation, rumination-dominant analysis, responsibility-driven neutralization, vigilance–intrusion cycles, somatic monitoring, and image-based self-evaluation. These configurations are not proposed as diagnostic categories, validated subtypes, or new MCT mechanisms. Rather, they are theory-driven formulation heuristics intended to help therapists identify which combination of perseverative thinking, attentional allocation, coping or control strategies, and metacognitive beliefs may have the greatest regulatory centrality when several processes are active. The review also considers overlapping, sequential, parallel, and secondary CAS activation and proposes that cognitive or emotional difficulties may, in some presentations, be generated or amplified by sustained CAS engagement and subsequently become new targets of regulation. Such interpretations remain testable formulation hypotheses and should not substitute for diagnostic, differential, medical, or risk assessment. CAS configuration mapping is positioned in relation to contemporary cognitive-behavioral, process-based, acceptance-based, emotion-regulation, and transdiagnostic approaches. Its proposed contribution is organizational rather than taxonomic: it adds a prioritization layer to established MCT formulation without introducing new treatment mechanisms or protocols. Empirical research is required to determine whether this approach improves formulation reliability, therapist decision-making, treatment prioritization, or clinical outcomes.
Keywords: case formulation, cognitive attentional syndrome, metacognitive beliefs, metacognitive therapy, psychotherapy, transdiagnostic processes