ISSN 1302-0099 | e-ISSN 2146-7153
 
Volume : 22   Issue : 2   Year : 2019
Current Issue Published Issues Ahead of Print Most Accessed Articles


  [J Clin Psy]
J Clin Psy. 2002; 5(1): 5-13

Anksiyetenin Nörobiyolojisi

Tayfun UZBAY1
Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, Psikofarmakoloji Araştırma Ünitesi, Ankara

ormal anksiyete organizmanın biyolojik bir korunma sistemidir ve potansiyel bir tehlike algı- landığında ortaya çıkarak organizmanın tehlikeli durumdan kendini sakınarak yaşamının devam etmesini sağlar. Eğer anksiyete objektif bir tehlike durumu olmaksızın sanki varmış gibi algılanarak abartılı ve kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen sübjektif bir beklenti hissi, dehşet, endişe veya bir felaketin yaklaştığı duygusu ile karak- terize ise "anormal anksiyete"den söz edilir. Anormal anksiyete patolojik bir olgudur ve mutlaka psikolojik ve/veya farmakolojik tedaviyi gerektirir (Hohen-Saric 1979, Hoehn-Saric 1982, Rech 1991, Yüksel 2001). Patolojik anksiyetenin şiddeti ve seyri önemli ölçüde değişkenlik gösterir. Süresi ise saniyeler ile aylar-yıllar arasında değişkenlik gösterebilir. Beklenmedik biçimde ani olarak ortaya çıkan, kısa süreli yoğun anksiyete "panik atak" adını alır. Özel durumlarda ortaya çıkan anksiyete ise "fobi" veya "durumsal ank- siyete" olarak adlandırılır. Fobiler özgül olabi-leceği gibi sosyal nitelikli de olabilir (Yüksel 2001). DSM-IVe göre anksiyete bozuklukları Tablo 1'de görülmektedir. Anksiyetenin psikolojik ve somatik bileşenleri vardır. Psikolojik bileşen önemli ölçüde bireysel değişkenlik gösterir. Somatik belirtiler arasında kas spazmları, sırt, baş ve göğüs ağrıları, güçsüzlük, tremor, sık * Doç. Dr., Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, Deneysel Psikofarmakoloji Araştırma Ünitesi, ANKARA idrara çıkma, soğuk terleme, yorgunluk, irkilme, pal- pitasyondan taşikardi ve ritim bozukluklarına kadar değişen kardiyak belirtiler, solukluk, hiperventilasyon, nefes darlığı ve göğüste sıkışma duygusu gibi so- lunum sistemi ile ilişkili belirtiler, ağız kuruluğu, mi- dede ağrı ve yanma duygusu, diare, bulantı, kusma ve boğazda yumru hissi gibi gastrointestinal kaynaklı belirtiler sayılabilir. Sanral sinir sistemi ile ilişkili olarak baş dönmesi, parasteziler ve aşırı sinirlilik gibi belirtiler ortaya çıkabilir (Rech 1991, Brick ve Erickson 1998, Yüksel 2001). Somatik (otonom) belirtiler anksiyetenin patolojisi ile doğrudan ilişkili değildir. Otonom sinir sisteminde özellikle sempatik aktivitede oluşan artışa bağlı olarak ortaya çıkarlar ve patolojik anksiyetenin oluşumuna katkı sağlarlar (Braestrup 1982).



Tayfun UZBAY. Anksiyetenin Nörobiyolojisi. J Clin Psy. 2002; 5(1): 5-13


TOOLS
Full Text PDF
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
 (0 accesses)
 (6796 downloaded)


 
 
Copyright © 2019 Klinik Psikiyatri. Tüm Hakları Saklıdır. LookUs & OnlineMakale