Aslıhan Sayın.
Bu derlemenin amacı; merkezi sinir sistemindeki başlıca dopamin yolaklarında bulunan dopamin nöronlarının reseptör alt tiplerini tanımlamak, reseptör sonrası temel sinyal iletim mekanizmalarına değinmek ve tüm bu mikromoleküler düzeydeki yapıların psikotik belirtilerin oluşumu açısından klinik önemlerini özetlemektir. Son zamanlara kadar D1 ve D2 belirlenmiş tek dopamin reseptörleri iken, moleküler klonlama çalışmaları başka reseptör alt tiplerinin de varlığını (D3 ve D4 "D2 benzeri", D5 "D1 bezeri") ortaya koymuştur. Dopamin reseptörleri sinyal iletiminin, fosfolipaz C aktivitesinin veya araşidonik asit salınımının düzenlenmesi ile de gerçekleştiği düşünülmektedir. Ayrıca, dopamin reseptörleri Na/H değiştiricilerini ve Na-K ATPaz aktivitesini düzenlemektedir Son zamanlarda hem D2S hem de D2L reseptör izoformlarının Gbg alt üniteleri, protein kinaz C, mitojenle-aktive olan protein kinaz (MAPK), hücre dışı sinyalle düzenlenen kinaz (ERK) yolağı vasıtasıyla hücre büyümesi, farklılaşma ve apoptozisde rol aldıkları gösterilmiştir. Ayrıca dopamin reseptörlerinin farklı hücresel özelliklerinin toplu olarak dopamin reseptörleri ile etkileşime giren proteinler (dopamine receptor interacting proteins- DRIPs) denen bir grup molekül tarafından düzenlendiği de son yıllarda keşfedilmiştir. Dopamin aktivitesi otoreseptörler, sinaptik aralıkta enzimle yıkım ve presinaptik olarak yerleşmiş dopamin taşıyıcısı (DAT) tarafından, ayrıca diğer transmitter sistemler tarafından düzenlenir. Şizofrenide gözlenen dopaminerjik sistem anormallikleri sonucunda, dopamin ipucu ve bağlamdan bağımsız bir şekilde salınmaya başlar ve hastada psikotik algılama süreçleri devreye girer.