Cebrail Kısa, Çiğdem Aydemir, Erol Göka.

Klasik antipsikotiklerin 1950'li yıllarda keşfinden sonra bu ilaçları kullanan hastalarda psikotik belirtiler düzelmesine karşın, ekstrapiramidal yan etkiler ve bu ilaçların tetiklediği hareket bozuklukları görülmeye başlamıştır. Yeni antipsikotiklerle bu yan etkiler daha az görülürken, özellikle klasik antipsikotikleri kullanan hastaların bir kısmında tedavinin erken döneminde distoni, parkinsonizm ve akatizi görülürken daha sonraları bunlara uzun dönemde ortaya çıkan "geç" olarak tanımlanan diskinezi, korea, distoni ve tikler eklenmiştir. Bu yan etkiler eklem çıkığı gibi yaşam kalitesini azaltan ve ilaç uyumunu olumsuz etkileyen ikincil sorunlara neden olmaktadır. Bu yazıda klasik bir antipsikotik olan zuklopentiksolün intramüsküler enjeksiyonu sonrasında ağzını kapatamama, yutkunmada zorluk, konuşmanın tam olarak anlaşılamaması ve yüzünde belirgin asimetri gelişen bir olgu sunuldu. Öncelikle ağız ve yüz bölgesinde distoni geliştiği düşünülerek distoniye yönelik biperiden ve diazepam tedavisi başlandı. Distoni tedavisine yanıt olmaması üzerine ayırıcı tanı açısından tetkikleri ve fiziksel muayenesi yapılarak bulgular tekrar değerlendirildi. Fiziksel muayenesinde ağız ve yüz bölgesindeki distoniye bağlı temporomandibuler eklem çıkığı geliştiği saptandı. Temporomandibuler eklem çıkığı tanısı, ancak düşünüldüğünde ve buna yönelik fizik muayene yapıldığında konulabilir. Bu olgu örneğindeki gibi ağız ve yüz bölgesinde akut distoni gelişen ve distoniye yönelik uygulanan ilaç tedavisi ile düzelmeyen hastalarda temporomandibuler eklem çıkığı tanısı öncelikli olarak düşünülmelidir.

Kullanıcı girişi