Aybala Sarıçiçek, Leyla Gülseren.

Klozapin dirençli şizofreni olgularının tedavisinde kullanılan, tipik antipsikotik ilaçlara göre daha az ekstrapiramidal yan etkisi olan güçlü bir atipik antipsikotik ilaçtır. Postsinaptik D2 reseptörlerine düşük affinitesi olması ve D1, D4 ve 5HT2 reseptörleri üzerinden etki etmesi ile tipik antipsikotiklerden ayrılır. Başlıca yan etkileri agranülositoz, epileptik nöbetler, ortostatik hipotansiyon, sedasyon ve hipersalivasyondur. Nöbetlerin yanısıra, miyokloni oluşmasını tetikleyebileceği bildirilmiştir. Miyokloni, bir kas ya da kas grubunda birdenbire ortaya çıkan, kısa süreli, düzensiz çekilmeler olarak tanımlanabilir. Birçok psikotrop ilaç miyokloni oluşmasını tetikleyebilir. Klozapin kullanımına bağlı olarak geliştiği bildirilen miyokloni olguları ile ilgili sınırlı sayıda yayın bulunmaktadır. Çeşitli araştırmacılar miyokloni oluşumunda, başta serotonin olmak üzere dopamin ve noradrenalinin yer aldığı monoaminerjik sistemin rolüne dikkat çekmişlerdir. Miyoklonik kasılmalar grand mal nöbetin habercisi olabilir. Bazı olgularda klozapinin düşük dozda kullanımıyla miyokloni geliştiği bildirilmiştir. Klozapin tedavisinin başlangıç dönemi miyokloni ve epileptik nöbetlerin görülmesi açısından en riskli dönemdir. Doz artımının yavaş yapılması nöbet görülme sıklığını azaltabilir. Klozapine bağlı miyokloni ortaya çıktığında ilacı tamamen kesmek, dozu azaltmak ya da antiepileptik ajanlarla birlikte tedaviye devam etmek önerilen seçenekler arasındadır. Bu yazıda klozapin tedavisi ile miyokloni ve düşme atağı gözlenen şizofreni tanılı bir olgu sunulacak ve bulgular ilgili yazın eşliğinde tartışılacaktır.

Kullanıcı girişi