Asena Akdemir, Olga Güriz, Sibel Örsel, Akfer Karaoğlan.
Cinsel kimlik gelişimine etki eden etkenlerle ilgili doğuştan getirilen özelliklerden çevrenin katkılarına kadar varan çeşitli kuramlar vardır. Kromozomal düzenlenmenin yanı sıra sistemik veya lokalize hormonların etkisi altında gerçekleşen normal seksüel farklılaşma genetik anomaliler, hormon salınımındaki yetersizlikler ve hedef organ yanıtsızlığı gibi durumlarda bozulabilmektedir. Belirsiz genitalyası olan hastaların erken dönemde özellikle yenidoğan döneminde fark edilmesi ileride ortaya çıkabilecek duygusal sorunların önlenmesi için önemlidir. Ancak ülkemizde halen ergenlik veya erişkinlik dönemine kadar fark edilmeyen olgulara rastlanmaktadır. Bu olgu sunumunda 24 yaşında "erkek pseudohermafroditizm" tanısı alan bir olgu sunulmaktadır. Hasta penis rekonstrüksiyonu planlanarak plastik cerrahi kliniğine yatırılmış ve operasyon öncesi etik kurul kararı ile kliniğimizce değerlendirilmiştir. Operasyon öncesi danışma süreci sonunda operasyon kararı alınmış; penis rekonstrüksiyonu ve kanser oluşumu riskini önlemek amacıyla sol orşiektomi operasyonu yapılan hasta operasyon sonrası yaşamına erkek olarak devam etmiştir. Normal psikoseksüel kimlik gelişiminin nasıl ve ne zaman olduğu, hangi etkenlerden etkilendiği konusunda bilgilerimiz her geçen gün yapılan araştırmalarla artmakta da olsa oldukça sınırlıdır. Kesin tedavi protokollerinin oluşturulması için daha kapsamlı çalışmaya gereksinim duyulan bu konuda, sunulan olgu tamamıyla kız çocuk olarak yetiştirilmiş olmasına karşın doğuştan gelen özelliklerine göre cinsel kimlik seçimini yapmıştır. Bu da bize cinsel kimlik seçiminde organik etkenlerin önemini göstermektedir.