Meral Kelleci, Dilek Aydın, Selma Sabancıoğulları, Selma Doğan.
Amaç: Bu çalışma bazı tanı gruplarına göre genel kliniklerde yatan hastaların depresyon ve anksiyete düzeylerini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.
Yöntem: Bir üniversite hastanesinin çeşitli kliniklerinde yatan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 247 hasta araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler bireylerin tanıtıcı özelliklerini belirlemek amacıyla kullanılan “Kişisel Bilgi Formu” ve “Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği” kullanılarak elde edilmiştir. Anksiyete alt ölçeği’nin (HAD-A) kesme puanı“10/11”, depresyon alt ölçeği’nin (HAD-D) kesme puanı ise “7/8”’dir. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde Frekans dağılımı, Korelasyon Analizi, Ki-kare testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.
Bulgular: Elde edilen bulgulara göre; hastaların yaş ortalaması 50.87 ±17.22 olup %59.5’i erkek, %74.9’u evli, %79.3’ü ilkokul mezunudur. Hastaların %42.1’i cerrahi kliniklerde, %57.9’u ise dahili kliniklerde yatmaktadır. HAD-D’ye göre hastaların, %38.1’i (9.86±2.04) depresyon, HAD-A’ya göre ise %18.6’sı (12.45±1.44) yoğun anksiyete yaşamaktadır. Genel olarak tüm tanı gruplarındaki hastaların anksiyete ve depresyon düzeyleri yüksek bulunurken, en fazla kanser (8.64±1.64) ve kalple ilgili bir hastalığı olanlarda (8.04±2.26) depresyon, cerrahi kliniklerde yatan hastalarda ise anksiyete (11..28±2.60) düzeyi yüksek bulunmuştur. Fakat hasta grupları arasında anksiyete ve depresyon açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür (p>0.05). Ancak kanser tanısı olan hastaların tümünün depresyon yaşadığı belirlenmiştir. Ağrısı olan, bir işi olan ve 6 aydan kısa süredir hastalığı olanların anksiyete düzeyi diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05).
Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda; çeşitli tanı grubunda bulunan hastaların yoğun olarak anksiyete yaşadığı, özellikle hastalığın akut döneminde bulunan, ağrı yaşayan ve bir işi olan hastaların anksiyete düzeyinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Kanser hastalarının tümünün depresyon yaşadığı ve tüm tanı grubunda bulunan hastaların depresyon açısından da risk taşıdıkları belirlenmiştir.