Ozan Pazvantoğlu, Tuncer Okay, Nesrin Dilbaz, Cem Şengül, Göksel bayam.
Amaç: Major Depresif Bozukluk tüm dünyada yaygın olarak görülen ve intihara sebep olabilen bir ruhsal hastalıktır. Somatik semptomlar kültüre ve ülkenin sosyoekonomik durumuna da bağlı olarak bir çok psikiyatrik hastalıkta görülebilmektedir. Bu çalışmada, major depresyon tanısı alan hastalarda somatik şikayetlerin yoğunluğunun saptanması ve bu belirtilerin hastalarda intihar riskini nasıl etkilediğinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya, kliniğimize ayaktan başvuran ve DSM-IV tanı ölçütlerine göre Major Depresif Bozukluk tanısı alan 30 hasta alınmıştır. Hastalar son bir aydır psikotrop ilaç kullanmamışlardır. Çalışmaya kendi onayları ile kabul edilmişlerdir. Hastalara Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ-17), İntihar Düşüncesi Ölçeği, İntihar Davranışı Ölçeği, İntihar Niyeti Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Olgular HDÖ'nün somatik belirtileri yordayan sorusuna verdikleri cevaba göre iki gruba ayrılmıştır. Her iki grup, düşüncesi ve davranışı açısından karşılaştırılmış, somatik belirtileri daha fazla olan hastaların, intihar davranışı ölçeğinde, somatik belirtilerinin şiddeti daha az olan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p=0.05) daha yüksek toplam değerler aldıkları görülmüştür. Her iki grup arasında intihar düşüncesi açısından fark bulunmamıştır (p=0.5). İntihar girişimi olan hastalar ayrıca intihar niyeti ölçeği ile değerlendirilmiştir. Sonuç: Çalışmadan çıkan sonuçlar somatik belirtiler ile intihar davranışı arasında güçlü bir ilişki olabileceğini düşündürmektedir. Bu sonuç, özellikle psikiyatri dışı kliniklerce, bedensel ağırlıklı şikayetlerle başvuran hastaların depresyon açısından ve somatik belirtileri yoğun olan major depresyon hastalarının intihar riski açısından dikkatle ele alınmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.