Manolya Çalışır.
Sınırda (borderline) kişilik bozukluğunun gerek Eksen I ve gerekse Eksen II bozukluklarla olan ilişkisi, bu bozukluğun 1980 yılında DSM-III'e kabul edilmesinden bu yana tartışmalı bir konu olagelmiştir. Bipolar bozukluklar ise psikoloji ve psikiyatri literatüründe yıllar içerisinde adından sıklıkla söz edilen tanı kategorileri haline gelmiştir. Duygudurum bozuklukları, sınırda kişilik bozukluğunu fenomenolojik olarak açıklayabilecek tanı kategorileri olarak görülmekte ve konuyla ilgili olarak birçok çalışma yapılmaktadır. Bu makalenin amacı, sınırda kişilik bozukluğunun bipolar bozuklukla olan özgül ilişkisini incelemek ve bu bozukluğun aslında bir bipolar spektrum bozukluğu olup olmadığını birinci eksen, özellikle de bipolar bozukluk açısından ilgili literatür ışığında tartışmaktır. Bu amaç doğrultusunda makalede öncelikle sınırda kişilik bozukluğunun kavramsallaştırılmasına değinilmekte, epidemiyolojisi kısaca aktarılmakta ve diğer Eksen I bozukluklarla olan ek tanısı incelenmektedir. Makalenin ilerleyen bölümünde ise konuyla ilgili güncel bakış açıları gözden geçirilmektedir. Öncelikli olarak sınırda kişilik bozukluğunun aslında bir bipolar spektrum bozukluğu olabileceği düşüncesini ileri süren yazarların görüşlerine yer verilmekte ve ardından sınırda kişilik bozukluğunun geçerli bir tanı kategorisi olduğunu savunan yazarların görüşleri aktarılmaktadır.